YENİ DÜNYALARDA ----> HAYAL İLE BİLİMİN BULUŞTUĞU YER...

... Sadece Bilimkurgu ...


Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Evren tasarımları....

Sayfaya git : Önceki  1, 2

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [2 sayfadaki 2 sayfası]

26 Kurgulama...1 Bir Cuma 02 Kas. 2007, 09:34

kenvolo


Moderator
Moderator
Kurgulama….1



Selam hades sanırım işlerin baya uzadı..Bende hikayenin ana şemasını çıkarmak istedim..Benimkisi sadece öneri..Bu ikimizin karar vermesi gerekli bir durum….

Şimdi seninle ilk konuştuğumuz zaman taslakta konuştuğumuz olaylar örgüsünü kurgulamaya çalışacağım…Lütfen ilavelerin varsa yada değiştirmek istediklerini bildirirsen çok memnun olurum…

Başlangıçta iki ayrı toplum ve bu toplum insanlarının nasıl bir araya gelmek istediklerini ve gelince de nasıl tanışıp nasıl iletişim kurduklarını ve farklılıklarını birbirlerine nasıl tanıtacaklarını tahayyül etmek istemiştin(istemiştim).Bende konuyu biraz daha geliştirerek evren kurgusu ön plana çıkacak ve zengin bir içerik hazırlamak isteyerek gelişmekte olan bir dünya ve içindeki farklı toplumları tasarımladım.Nasıl bir iş çıkardığımı sen taktir edeceksin ve çok az sayıda da olsa diğer okuyucularımız….

Sorun bundan sonra başlıyor hades…işin kolay kısmı bitti..Hikaye nerede başlamalı, nereden nereye geçmeli…Aslında aklımda okadar çok şey varki ama konuşacak paylaşacak insan eksikliği belkide en fazla, anlayabilecek insan sıkıntısı çekiyorum..ve sen de işlerim var diyorsun…Neyse hayat acıdır biberde acıdır demek ki hayat biberdir(Aşk olsun; Zeki Alasysa Metin Akpınar tiyatrosundan bir replik).

Sorunumuz bir başlangıç sanırsam…Hikayemiz dengeci bir topluluk içindeki kahramanımızın giderek kötüleşmekte olan süper güçlerin arasındaki husumetin olası bir yokoluşa dönüşmeden önce nasıl önlenebileceğini araştırması ile başlayabilir ama önce bunu fark edebilmesi gerekir.yada farketmiştirde ondan sonra hikaye başlamıştır..nasıl?..daha önce çok uyduruk bir denemem var(başka bir evren başka bir hikayede) o yüzden nasıl yapılabilir diyorum..bir fikrin varsa çok memnun olurum…

Hikayemiz kahramanımızın farklı toplumları ziyareti, durum değerlendirmesi, mutantlar arasında hoşlandığı bir kızla tanışması ile gelişebilir.Tabii önce kafasında bir plan olmalımı? Yoksa gezisi esnasında bir şeyler mi oluşmalı…Yoksa kız her şeyi değiştirmeli mi daha önceki görevini 2. plana düşerecek kadar etkilemeli mi?(sonsuzluğun sonu Asimovdaki gibi)Tabii bir görevi olsun mu? İçindeki toplum en ileri dengeci bir topluluk..Bu yüzden düşmanca husumet beslemesi pek mantıklı gelmiyor bana..inan ki başlangıçta yapacağımız karar tüm hikayedeki parametreleri kullanmak ile sonuçlanmalı diye düşünüyorum…(boşuna yazmış olmak istemiyorum).

Çünkü çok fazla şey var..Ve çok iyi olacak diye düşünüyorum..Hepsini bir anda okuyucuya sunmak yerine hikaye gelişimi içinde ortaya çıkabilir..Belki bir kısmı başlangıçta okuyucuya sunulabilir..Bilemiyorum..tasarım yapabilirim ama geç kalmış askerliğim önümdeki en büyük sorun…(Zaman yani) vede eve bir torba içinde dönüp dönmeyeceğimi bilememem..…olabildiğince çok şeyi yazmamın nedeni bu…Hele zor zamanlar geliyor iken…neyse…

Önce olaylar örgüsü……

Hayatını en gelişmiş dengeci toplulukta başlamış olan kahramanımız(kh) merkezi Anadolu mega şehrinde yaşamaktadır. Görevi de ileri topluluklar uzmanı olabilir…

Eğer varsa bir görevi bu ileri toplulukları anlamak ve kendileri ile olan ilişkilerini analiz etmek olabilir…Şimdi senin şehirlerarasındaki geçiş zorluklarına gelelim derim..aralarındaki engellerin aslında dağlar veya askeri engeller yerine toplumlar arasındaki uçurum ve birbirlerine olan güvensizlik olarak kurgulamıştım..Ama görevi bu toplumları insanlığı geliştirecek şekilde bir arada tutmak olan merkezi kurulun bu düşmanlığın(neonanitciler ile mutantlar arasındaki gerginliğin) dünyayı ve insanlığı tüm çeşitliliği ile ortadan kaldıracağını fark etmesi vede kahramanımız ile temasa geçerek onu bilgilendirip, görevlendirmesi ile başlaması çok mantıklı geliyor bana..Bunu yapan merkezi kuruldaki gizli üyelerden biridir…Gizli üyeler yerine konuşma hakkı vardır…Kahramanımız düşmanlıklar kadar olmasa da düşmanlık tohumlarının yeşermeye başladığı zamanlarda bu göreve çıkmaktadır.Ve gittiği topluluklarda karşılaştığı tavırlar senin aşmaya çalışmalarını istediğin engeller olmalı diye düşünüyorum Hades… Yine birbirlerine teknolojik özelliklerinden bahsetmeleri senin farklı topluluklar arasında yaşanmasını istediğin bilgi alışverişini temsil edebilir..ne dersin?Belki daha önemlisi merkezi kurul gizli üyesi ile birlikte insanlığın iyiliği ve kurtuluşu(giderek kötüleşen iklimler ve yeni ortaya çıkan ve tasarladığım yepyeni bir felaket için) için yeni bir hedef ortaya koyarak yeni açılımlar yakalamaya çalışması olmalı diye düşünüyorum…Tabii bu uzaya açılmak olmalı diye düşünüyorum…Aklı başında kimse dünyada oturup kazık çakmanın(doğa ile barışık yaşam) makul olduğunu bana izah edemeyeceğine duyduğum inanç ile…hehee… yanlış anlama doğa ile barışık olmayı anlarım ve de desteklerim ama bunun gelişen insanlığın önüne alternatif olarak(uzaya açılmak yerine) konulmasına katlanamam…Neyse şimdilik bu kadar…bir ara şu yeni felaketi de yazarim..dünya yı çok zor zamanları bekliyor ve herkes mega şehirlerde yaşamak zorunda kalabilir…Bu da bize ne kadar geçici ve kırılgan olduğumuzu hatırlatacaktır tabii………..(kenvolo=Alaaddin).Saygılarımla…

Kullanıcı profilini gör

27 Felaketler.... Bir C.tesi 03 Kas. 2007, 15:20

kenvolo


Moderator
Moderator
Felaketler….

Selam Hades şimdi gelişmekte olan evrenimizde hikayemizin geçtiği zaman esnasında yaşanan ve hikayemize etkisi dolaylı olan felaketlerden bahsetmek istiyorum…

Felaketler günümüzden miras kalan şeyler olarak görülmemektedirler..Çünkü bilgi çağı dünyamızın olağan döngüler şeklinde değişiklikler yaşamakta olduğunu açıkça ortaya sermiş ve buna rağmen “eski irade” altında bu gerçekler sansürlenip, yanlış yönlendirilmeler ile yeni kapital hareketlerin başlatılması amacı ile gayet başarı ile kullanılmıştır…merkezi idare ise bu çarpıtmayı “eski irade” ile olan mücadeleler esnasında gayet başarı ile geniş kitlelere anlatabilmiş yapılan dezenformasyonları da boşa çıkartacak kadar kabiliyetli hareket edebilmiştir.Böylece giderek artan karizmasını ve etkisini daha da fazla arttırmak için bunu başarı ile kullanmıştır.…Tabi tüm bu çalışmalar sonuçta bazı değişikliklerinde kaçınılmaz bir biçimde ortaya çıkmasını zorunlu kılmıştır…İşte bu noktalar merkezi idarenin kendisine yontabileceği yeni değişiklikler dalgasını da tetiklemektedirde…İlk olarak iklimler giderek dengesizleşmiş ve aşırı hava olayları giderek normal kabul edilmiştir…Fırtınalar ,hortumlar, rüzgarların felaketleri sıradan olmuş, dünyanın orta enlemleri aşırı sıcak, kuzey enlemleri daha fazla ılıman olmuş ama bu durum kuzey enlemlerinde yaşayan sanayileşmiş bölgelerde çok aşırı hava olaylarını tetiklemiştir…Tüm dünya bu durumu kabullenmiştir hikayemizin geçtiği zaman esnasında..Ama öncesinde dünyada çok hareketli zamanlar yaşamıştır..bu konulara daha önceki yazılarımda değinmiştim….Bu sorunların çözümünün 1.nesil süper iletken teknolojileri ile oluştuğunu anlatmıştım…Bunu gören yerel hükümetlerinde çözüm(aşırı iklim olayları) için gerekli potansiyeli fark etmelerinin nasıl farkına vardıklarını ve bunun nasıl “eski iradenin” zayıflaması ile sonuçlandığını ve merkezi idarenin karizmasını arttırdığını yazmıştım…Dünyadaki sıcak ve soğuk su akımlarının değişmesi bazılarının tahminlerinin tersine dünya iklimine zarar verdiğinin anlaşılması ile süper iletkenlere daha fazla ihtiyaç duyulmuştur…

İşte bu durumda merkezi idare dünyadaki gidişatı kendi lehine çevirmeye başardığını düşündüğü esnada yine bilimin ortaya çıkardığı bambaşka yeni bir felaketin varlığı ile sarsılmıştır…Bu seferde istedikleri değişiklikleri istediklerinden daha fazla hızlandırmak zorunda kalmıştır..Bu felaket, değişmekte olan dünyadaki ortama çok uygun düşmüş olarakta yorumlanmıştır sonra...Çünkü merkezi idarenin olmasını istediği değişiklikleri adeta onaylamış ve yapmakta oldukları değişimlerin aslında nasılda gerekli olduklarını ortaya çıkarmıştır…Buna da en çok mutantlar sevinmişlerdir..Böylece eski iradenin kontrolünden çıkan dünyanın kendilerini(mutantları) benimsemeleri(zaten kabul etmişler ama benimsememişlerdir bu esnada) için gerekli etik temelleri de atmış olacaktır bu felaket…..

Bu yazdığım metinlerde bir çok defa tekrarladığım gibi aslında her şey önceden biliniyordu ama önemsenmiyor veya ciddiye alınmıyordu bir çok şey gibi…Ama merkezi idare tüm bu bakış açılarını tüm insanlığın hızla gelişmesi ve daha mantıklı ve daha verimli yaşaması için değiştirmesi ile ortada bulunan tüm bu engeller hızla ortadan kalkmıştır ve sonuçlarda hızla etkisini ortaya sermiştir..Felaket dünyanın manyetik alanındaki değişimlerdi…Uzayın enginliğinde yıldızların yüksek enerjili rüzgarlarının ve kaynağı çok farklı olan değişik kozmik ışınların devamlı bombardımanı altında olan dünyamız manyetik kutupların yer değiştireceğine dair belirtilerini arttırması ile(merkezi idarenin tam bir bilimsel bakış ve tarafsızlığında) dünyanın tam bir felaketin kıyısında olduğu ortaya çıkmıştır…Kutupların yer değiştirmesi son derece normal bir dünya etkinliği olması ise bir başka şaşırtıcı noktadır da aynı zamanda….Ama bu sefer üzerinde bunu umursayan canlılar olması ise alışkın olmadığı bir durumdur belkide…Nerdeyse dünyadaki tüm bu kutupsal yerdeğişimleri dünyanın doğal kitapları olan kaya katmanlarında saklı olsa da bunun günümüz dünyasındaki araştırmacıların dikkatini çekmesi ise “eski irade” zamanında başlasa da merkezi idare zamanında hızlanması ile önem arz etmiştir….Şimdi ise artık insanlar saklanacak bir delik arıyorlar dense tam yerini bulacak bir laf olmuştur…Çünkü dünyada manyetik kutupların yerdeğiştirmesi dünyayı bin yıl sürecek bir kalkansız yaşama maruz bırakacaktır…Bu durumu adeta zafer sarhoşluğu ile karşılayan mutant liderler, insanlığın kaderinin de kendilerininki gibi olacağını söyleyerek buna şaşıran toplulukları, mutantlara yaptıkları ayrımcılığın sonunda kendilerinin de kaderi olacağı propagandasını yapmaktadır…Dünya şaşırmış, kalakalmış sonra giderek artan bir biçimde kontrolden çıkmaya başlamıştır.Tam bu sırada merkezi idare ortaya koyduğu bir çözüm ile dünyayı tekrar rahatlaşmıştır…Karışıklıklar yatışmış ve mutantlarda artık benimsenmişlerdir…(eski irade eskide kalmış ve bu kesinleşmiştir son kırıntılarının da kaybolması ile).

Çözüm, merkezi idarenin zaten kullanmakta olduğu ve desteklediği bir teknoloji olan şehirlerin ısıtılması ve enerji dağıtımı için kullandıkları teknolojide yattığının anlaşılması ile olmuştur. Yapılan çalışmalar belirli bir geometrik şekilde konumlanması sağlanan kulelerin çalışma ilkelerinde yapılan geliştirilmelerle şehirlerin üstünde bir manyetik kalkan oluşturulabileceğinin anlaşılması ile sonuçlanmıştır… Bu durum merkezi idarenin nasıl işine geldiğini tekrarlamama gerek yoktur sanırsam…Korunan şehirler kavramı merkezi idareyi güçlendirmiş mutantların tüm insanlıkça benimsenmesini sağlamıştır.(kaderin insanları da mutantlaştırabilecek olması ile sağlamıştır).Merkezi kurul da yerel hükümetler üstünde uluslararası yönetim statüsüne resmen taşınmıştır..Hikayemizin geçtiği zaman aralığında ise kutupların yer değiştirme belirtileri yavaşça ortaya çıkmaktadır…İklimler değişmiş(manyetik kutup değişimi ile alakalı ve doğal ve insan kaynaklı olmak üzere), 2.nesil süper iletkenler 3.nesil nanoteknoloji ürünler ile kullanılmaktadır…Bundan sonra ise 2. nesil nano tec. ürünler ile 3.nesil nanotec. ürünlerden ve uygulamalardan bahsetmek isterim…

Kullanıcı profilini gör

28 Teknolojik uygulamalara Örnekler Bir C.tesi 03 Kas. 2007, 21:57

kenvolo


Moderator
Moderator
Teknolojik uygulamalara Örnekler

Örnek1

Evet kız duyduğu müziği hatırlamakta ve tekrar etmektedir..nette araştırır…ama sadece hatırladığı kısmı tekrar eder zihninden…tekrar tekrar sonra bir dizi cevap var sesi işitmesi ile parkta izlemekte olduğu kuşlardan aklını uzaklaştirip net e verir kendini..Bu armoni tam 23 eserle benzeşmektedir sonra hepsini tek tek dinler…14.cüde tanidik melodiyi fark eder…işte bu der..aradığım bu işte… sonra yüklüyücüye bakar..ama o da ne bu çok eski zamanlardan kalma müziğin para ile yapıldığı zamanlardan kalan bir melodidir….şaşırır…neden ve nasıl bu melodi aklına gelmiştir….ve sonra o zamanları düşünür…zor zamanlar insanların çok ilkel olduğu zamanlarmış diye düşünür o zamanlarda yaşasa ne yapardı çok şanslı saydı kendini…hele para kazanmak için eğitim alındığı ve sadece para için işlerin yapıldığı o zamanlar ne kadar feci olmalıydı…Bir parkta oturup hele zihin kontrollü olarak net e bağlandığı için yanında bir çeşit arayüz makinesi taşıması gerekse ne kadar sıkılır ne kadar yorucu ve karışık olurdu oysa hayat….iletişim para ile diye düşündü…işte tam eski irade işi…diye o basma kalıp laflardan birini söyleyiverdi…tam o esnada uyarı sesi annen ariyor dedi…Micro projektor göz lensi yansıtıcıları annesinin görüntüsünü kuşlarla ve ağaçlarla kaplı manzaranın hemen önünde olacak şekilde yarı puslu(ki mahkeme bunu zorunlu tutuyordu tıpkı bir zamanlar bazı ülkelerde arabalarda kullanılan dikiz aynalarına yazılması zorunlu tutulan yazılar gibi yansıtılan görüntülerinde biraz silik olamasını güvenlik nedenlerinden dolayı zorunlu tutuyordu) olacak şekilde kızım hadi eve gel demesini acı ile dinledi…daha yeni çıktım dese de ebebeynler binlerce yıldır genlerinde olanı tekrar etmeden yapamıştır tıpki şimdiki gibi..(3. nesil nanoteknolojik bir iletişim sistemi ve günlük hayattaki kullanım şekli)



Örnek 2

Uyarı sesi doktorunuz der..ve doktor da bay hades lütfen yediğiniz şekerleri hemen kesmelisiniz der.tüm otomatik sesler gibi sade ve düz olarak…tamam tamam der ve son şekerlemeyi de ağzına atıverir…Hiç bir şey şu eski baklavanın yerine tutamaz diye düşünür…nekadar fazla yapay tatlandırıcılı yiyebilsede hiç biri şu gerçeğinin yerini tutamazdı…Ne var şeker hastalığı tarih olmuşken kendisi bu hastalığın tekrar hortlamasına sebep olan dert e muzdarip olmasaydı…Kim teknoloji bir çok soruna çözüm olurken daha önceki eski sorunları tekrar açabileceğini düşünmüşdir ki? Hele gelip beni bulması ne kadar adildir ki diye düşünmüştü kim bilir kaç kere….pehhh… dede sesi ile irkilir ses yapay değildir..bu olsa belli olurdu..sonra arkasını döner ve geldiği kaynağına bakar..dede der tatlı kız…Ahh senimisin şekerparem bende seni düşünüyordum deyiverir…Bireysel sağlık sistemi kan analiz bölümü çoktan kan şekeri analizini yapmış ve şebeke üzerinden kişisel sağlık değerlendirme sistemi ile gerekli ebebeynlerini yani şu an müsait akrabalarını uyarmıştır bay hades beyin..Ahh aşşağılık nanitler der hades..yine ispiyonladılar beni….bu hafta kaçıncı oldu der oğlu puslu görüntüsünde…Yeter artık baba..İradene hakim ol lütfen…(3. nesil nanotec. sağlık sistemi uygulamaları)



Örnek 3

Salim evinden çıkmış ve çağırdığı taksi ile buluşma için anlaştıkları muhite gitmiştir…Burası şehrin kıyısındaki doğu rolyant adlı bir bölgedir..Batı sektörü alt ılgın yöresindedir..Yol tam 1 saat sürmüştür..neyseki varmış ve bir restoranda yemek yemektedir…Yemek bir androit tarafından tepsi içinde tamda istediği gibi gelmiştir..Havada bir pusluluk bir serinlik hissedilmektedir…sanki bağlanmak gibidir..ama net e bağlanmadan hissedilen bir şey…Sonra dışarı çıkar ve yürümeye başlar..vakit yaklaşmaktadır…Sonunda tam istenilen yere gelmiştir..yerler ıslak hava soğuktur üstelik üşümektedir..bunu hiç düşünmemiştir..nasıl olurda bunu unutmuştur..ama daha önce hiç bu kadar dışarı çıkmamıştırki!! Sonra ceketinin onu neden ısıtmadığını anlar…şebekenin tam sınırındadır..Tanımlanmış süper iletken alıcılar gerekli enerjiyi en yakındaki üreteçten alamamaktadır mesafe yüzünden..buraları ne garip yerlerdir ki insanlar burada nasıl yaşarlar ki? Der sesli olarak gayri ihtiyari…bir ses benim gibiler der..kafasını kaldırması ile havanın soğukluğuna rağmen ince bir tişört giymiş ve üşümüş gibi görünmeyen biri ona seslenmiş olduğunu fark eder...Mutant der içinden tabii yaaa..(2. nesil süperiletken ve 2.nesil nanotec uygulamalarına giriş)



Örnek 4

Belediye başkanı ne yapacağız diye yakınır telefonda….artık yapacak bir şey kalmadı der ellerini kaldırarak..kulaklığı kaldırır ve fırlatır duvara sertçe…Yeter artık buna katlanamıyorum artık…nerde parti dekiler…hani yardım edeceklerdi..hani nerede gereken elektirik..beni kurban ediyorlar…beni yakıyorlar seneye seçimleri yenileyecekler nasılsa bir kulp bulurlar benide harcayacaklar nasılsa der…kömür vaat ediyorlar bana(acı ile sırıtarak).. oda yok aslında ama oyalıyorlar beni…bir çözüm olmalı..çözüm olmalı…çaresizce tv yi açar…o sıra yardımcısı efendim afedersiniz ama bir önerim var ama yinede siz bilirsiniz der…Artık büyük an gelmiştir..Kalabalık sabırsızlanmaktadır..bu süper iletken meselesi umarım işe yarar.Şu kurul un önerisi ve şirketlerden birinin masrafları ödemesi inanılacak gibi değil diye düşünür…O kadar açıklama dinlemiştir ki hiç birini hatırlamamaktadır artık…Sonra efendim şirketimiz onay veriyor der biri bir eli kulağındaki telefonda olarak..Temsili şalteri indirir başkan ve şehre enerji veren trafoda bir anlık bir vınlama duyulur sonra çok düşük seviye vınlama sesi devem eder… o biri efendim şu an çalışıyor der...Böylece ilk süper iletken genel uygulaması merkezi kurulun tavsiyelerine kulak veren belediye başkanın önderliğinde kendine yer bulabilmiştir..kimse değişikliği fark etmemiştirde oysa..sadece şehre giren enerji miktarı sabit iken şehir içinde süper iletken yardımı ile üretilen elektirik ile olmuştur bunlar…eski elektirik üreten mekineler süper iletkenler yardımı ile modifike edilmiş ve ürettikleri tüm enerjiyi şehir şebekesine vermesiyle başarılmıştır tüm bunlar…üstelik var olan klasik şebekeden yapılmıştır bunlar…enerjinin kayıpsız üretilmesi ve iletilmesi(üreteçte) belediye başkanını tam 15 yıl görevinde kalmasını da sağlayacaktırda…(1.nesil süper iletken kullanımı ve “eski iradeye” vurulan ilk büyük darbeden bir anı)

Kullanıcı profilini gör

29 Selam cevabını bekliyorum Bir Perş. 08 Kas. 2007, 11:12

kenvolo


Moderator
Moderator
selam Hades daha yazacaklarım var ama senin işlerinin bitip cevabının gelmesini bekliyorum....
Okuyan diğer herkese ilave ve katkıya açığız... Bütün bu yazılar bilim kurguda çok eksik olan ülkemizde birşeyler yazmak isteyen üretmek isteyen amatör yazarlarımız için bir başlangıç noktası oluşturmak ve çok boyutlu bir evrende hayal güçlerini ateşliyecek bir etki olması amacı ile tasarlanmıştır...Hedef yıldızlar, bu hedefe ulaşmak ve tüm teknolojik zorlukları aşmak içinde radikal teknolojik toplumlar tasarlanmıştır...Yazarlarımız bu temelden ilham alabilirler bunları kullanabilirler ve bunları geliştirebilirler...Sizi tutan sizin hayal gücünüzdür...Sağlıcakla kalın...

Kullanıcı profilini gör

30 Ellerine sağlık.... Bir Cuma 09 Kas. 2007, 19:20

kenvolo


Moderator
Moderator
Selam hades ,merkezi otorite tarihi düzenleme çalışman çok iyi olmuş..bazı düzeltmelerin olmasını istiyorum seninde iznin ile..
Mutantlar giriş1 den bir nokta...Dna nın keşfinden öncede milyonlarca insanın ölümüne neden olan demiştim...sen binlerce demişsin..oysa milyonlarca tahminende 25 milyon insan kadar...bu tarih konusuna duyarlı arkadaşların dikkatini çekeceğini düşünüyorum...
Mutantlar tarihi içinde sonlara doğru dengecileri anlatırken dengeci topluluklardan biri olan Anadolu city de Mekezi Konya konuşlu bir topluluktan bahsediyordum..tüm dengecilerden değildi....bu topluluğa bir isim verelim demiştim...En ileri dengeci topluluk bu topluluk..kahramanımızın içinde olduğu topluluk...
Birde "Yarı hayvan mutantlar" konusu var..Mutantların 1. nanoteknolojik devirde yani kendilerini ilk geliştirmeye başladıkları zamanlarda insanlardan uzakta yaşamaya başlayan bu mutantlar(1.jenerasyon) kendilerini unutturmuşlardır..
Daha sonra 2. nanoteknolojik devirin sonlarına doğru ortaya çıkan ve görüş farklarına dayanan ayrılıkları olan biomutantlar ve teknolojik mutantlar ki bu iki mutant toplulukta şehirlerde yaşar ve kolaylıklarını kabul etmiştir.Farkları şehirde yaşamaktır..diğer mutantlar mega şehirlerde yaşamazlar..yada nadir yaşarlar...Biomutantlar şehirlerde kendi işlerinde robotlar dışında bu yarı hayvan mutantları kullanmak için geliştirmeye başlamışlar ve işler hiçte istedikleri gibi gelişmemiştir.Burada sen ilk nesil mutantlar(1.jenerasyon) ile biomutantlar üretimi olan yarı hayvan mutantlara aynı isim yarı hayvan mutantlar demissin..bunlara ayrı ayrı isim vermeliyiz...kayıp ırk(1.jenerasyon) ve biomutant kökenli(köle ırk) ikiside iyi isimlerii hakkediyor..
ellerinie sağlık Hades bu düzeltmeler de olursa çok iyi olur...gerisi çok iyi olmuş....

Kullanıcı profilini gör

31 Örnekler Bir Cuma 09 Kas. 2007, 19:25

kenvolo


Moderator
Moderator
bu arada örnekleri arttırayım mı? nasıl buldun örnekleri...daha detay istermisin...isteğin teknolojik seviye örnekleri varmı?

Kullanıcı profilini gör

32 Geri: Evren tasarımları.... Bir Cuma 09 Kas. 2007, 22:56

SUNBAE

avatar
Admin
kenvolo demiş ki:Selam hades ,merkezi otorite tarihi düzenleme çalışman çok iyi olmuş..bazı düzeltmelerin olmasını istiyorum seninde iznin ile..
Mutantlar giriş1 den bir nokta...Dna nın keşfinden öncede milyonlarca insanın ölümüne neden olan demiştim...sen binlerce demişsin..oysa milyonlarca tahminende 25 milyon insan kadar...bu tarih konusuna duyarlı arkadaşların dikkatini çekeceğini düşünüyorum...
Mutantlar tarihi içinde sonlara doğru dengecileri anlatırken dengeci topluluklardan biri olan Anadolu city de Mekezi Konya konuşlu bir topluluktan bahsediyordum..tüm dengecilerden değildi....bu topluluğa bir isim verelim demiştim...En ileri dengeci topluluk bu topluluk..kahramanımızın içinde olduğu topluluk...
Birde "Yarı hayvan mutantlar" konusu var..Mutantların 1. nanoteknolojik devirde yani kendilerini ilk geliştirmeye başladıkları zamanlarda insanlardan uzakta yaşamaya başlayan bu mutantlar(1.jenerasyon) kendilerini unutturmuşlardır..
Daha sonra 2. nanoteknolojik devirin sonlarına doğru ortaya çıkan ve görüş farklarına dayanan ayrılıkları olan biomutantlar ve teknolojik mutantlar ki bu iki mutant toplulukta şehirlerde yaşar ve kolaylıklarını kabul etmiştir.Farkları şehirde yaşamaktır..diğer mutantlar mega şehirlerde yaşamazlar..yada nadir yaşarlar...Biomutantlar şehirlerde kendi işlerinde robotlar dışında bu yarı hayvan mutantları kullanmak için geliştirmeye başlamışlar ve işler hiçte istedikleri gibi gelişmemiştir.Burada sen ilk nesil mutantlar(1.jenerasyon) ile biomutantlar üretimi olan yarı hayvan mutantlara aynı isim yarı hayvan mutantlar demissin..bunlara ayrı ayrı isim vermeliyiz...kayıp ırk(1.jenerasyon) ve biomutant kökenli(köle ırk) ikiside iyi isimlerii hakkediyor..
ellerinie sağlık Hades bu düzeltmeler de olursa çok iyi olur...gerisi çok iyi olmuş....

İstediğin değişiklikleri yaptım. Sanırım senin yazım şeklinden kaynaklanan bir yanlış anlama olmuş.
Özetlersek..

1. Nanoteknolojik devirde ortaya çıkan, insanlardan uzakta yaşayan ve kendilerini unutturan "Kayıp Irk" olarak adlandırdığımız mutantlar.
2. Nanoteknolojik devirde ortaya çıkan Teknolojik mutantlar ve Biomutantlar.
Biomutantların üzerinde çalıştıkları Biomutant kökenli "Köle Irk" olan yani "Yarı hayvan mutantlar".

Umarım doğru anlamışımdır.



En son tarafından C.tesi 10 Kas. 2007, 17:31 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

Kullanıcı profilini gör http://yenidunyalarda.zforum.biz

33 kavram karmaşası ve başlangıç Bir C.tesi 10 Kas. 2007, 00:19

SUNBAE

avatar
Admin
Selam
Yazıları okudukça bazı kavramların birbirine girmeye başladığını farkettim.
Mesela yazılanların bir çok yerinde "Eski İrade" yazarken yenisi için "Merkezi Otorite", "Merkezi İdare", "Merkezi Kurul" vs.. kullanmışız. Önce kavramlar üzerinde anlaşalım.
İrade, otorite, idare, kurul hepsi farklı anlamlar taşıyor.
Benim önerim, her türlü eski yönetim biçimleri için "Eski Otorite" kullanalım.
Ancak işler "yeni" için karışmaya başlıyor. En başta bir "Merkezi Kurul" var. Daha sonra bu "Merkez Kurul" a bağlı toplulukların yönetim birimleri var ve bunlar "Yerel Otorite" olarak adlandıralım. Bu durumda "Merkezi Kurul" bütün "Yerel Otorite" lerin üstünde bir statüye sahiptir -ki zaten sen bunu daha önce belirtmiştin.
Eğer bu kavramları belirlersek yazılar daha derli toplu olacaktır.
.....
.....
Tasarladığın evrenin altyapısı şimdilik oldukça sağlam. Gelelim nereden ve nasıl bir başlangıç yapabiliriz konusuna. Öncelikle kahramanımız bir "Dengeci" ve bir tür araştırmacı / analist / istihbaratçı vs.. gibi bir görevi olabilir. "Dengeciler" den olduğu için "Neonanitçiler" ve "Mutantlar" ile bağlantıları olmak zorunda. Dolayısıyla buralardan bilgi toplaması gerekiyor. Ayrıca bu bilgilerin "Merkezi Kurul" a iletilmesi gerekiyor. Yani bir tür istihbaratçı yönü var görevinin. Zaten "Merkezi Kurul" da her topluluktan / gruptan temsilcilerin bulunması zorunlu. Bu sayede her grup / topluluk diğerlerinin yaptıklarından mümkün olduğu kadar haberdar oluyor ve bağlı oldukları "Yerel Otorite" ye bilgi aktarıyor. Ancak her grupta gizli olarak yapılan çalışmalar olabilir. Buna örnek olarak Biomutantlar'ın "Köle Irk" çalışmasını gösterebiliriz.
Kahramanımız, düzenli olarak yapılan "Merkezi Kurul" toplantılarından birinde ele alınan bir söylentiyi / konuyu araştırması için görevlendirilmesiyle maceraya başlayabilir. Belki gizli üyelerden birinin özel olarak görevlendirmesi sonucu olabilir. Bu söylenti "Köle Irk" çalışması veya Neonanitçiler ile Mutantlar arasındaki bir gerginliğin sebebinin araştırılması ve çözüme kavuşturulması olabilir. Veya "Çelik Mağaralar" daki gibi bir cinayetin araştırılması olabilir. Yani maceranın başlaması bir zorunluluk sonucu olabilir.
Kahramanımızın görevi belli olunca hikayenin geri kalan kısmı kendi içinde daha iyi kurgulanabilir. Senin daha önce dediğin gibi kahramanımız bir mutant kıza aşık olabilir. Ama bu kız birden bire ortaya çıkmamalı. Daha doğrusu bu kız etrafında gelişen bazı olaylar meydana gelmeli. Bu olaylar kahramanımızın göreviyle bağlantılı olabilir veya olmayabilir. Daha sonra kahramanımız bu kızla tanışıp macera devam etmeli.
....
Şu anda saat gecenin 2'sini geçti ve esneyip duruyorum.
Görüşmek üzere...

Kullanıcı profilini gör http://yenidunyalarda.zforum.biz

34 Sanırım sorun tarzım.. Bir C.tesi 10 Kas. 2007, 11:04

kenvolo


Moderator
Moderator
Selam hades... kayıp ırk deforme insanlardan oluşuyor(bozul görüntüleri ve bünyeleri)....
köle ırk ise biomutantların tasarımı yarı hayvan mutantlar...Tabi senin dediğin gibi olmasını istersen o başka..değiştirebilirizde...ama ben öyle düşünmüştüm...

Gelelim kavram kargaşası noktasına hadescim..haklısın..ilk bakışta tamamiyle haklısın...zaten mükemmel olmasını ummuyordum...Şimdi "eski irade " kavramı çok büyük bir genellemeyi anlatıyor..eski dünyadaki gizli kapaklı işleri olan, yönetimi elinde tutan ve seçilmiş veya doğuştan hakkı olan idarecileri piyon gibi yöneten gizi yönetimi kastediyor..bugün içinde olduğumuz dünyayı yaniii(sen ve benim yaşadığımız dünyayı)
Merkezi otorite, merkezi idare, merkezi kurulda yerine göre kullanılan ifadeler...yönetimdeki kişiler den bahsediliyorsa merkezi kurul, yerel idarelerden bahsediliyorsa merkezi idare(karşılığı olarak tabii)...yada genel otoriteden bahsediliyor ise merkezi otorite..yani tamamiyle kullanıldığı yere göre değişiyor....Ama ben yazımda hata yapmış olabilirim..yani kullanılan yer söz konusu olunca..sanırım yazıları yazarken konuyu tamamlamam ve aklımın bir sonraki gelişme ile meşkul olması sanırsam...
Gelelim kahramanımızın durumuna...Kahramanımız yönetim merkezi kurulca görevlendirilebilir..tam göreve çıkacakken gizli üyeler kahramanımız ile temasa geçebilir..iki görevi olur..biri resmi diğeri gayriresmi...Süper güçler arası gerginliğin savaşa dönüşmesi değilde biomutantların köle ırkı konusu ise (ki bunu yan girdi olarak tasarlamıştım konuda bahsi geçen bir olay gibi)( ki bunu ayrı olarak bir roman olarak tasarlanabilir diye düşünmüştüm hatta tanıdığın bir yazar arkadaş varsa ona evrenimizi tanıtıp bu konuda bizle mutabakata varıp bu hikayeyi yazmasını teşvik edebiliriz...)(zaten amacımda buydu..tanıtmak ilham vermek, devam hikayeler aynı evren içinde zengin çeşitlemeler)(kitabında hades ve kenvoloya teşekkürler dese yetmez mi? bana yeter wallahaaa)neyse köle ırk konusu tüm hikayeyi mutantlar üzerine kaydırır diye düşünüyorum...oysa söyleyecek çok şeyimiz var...bu konuda bir öneri paketi hazırlamak istiyorum...senin düşüncelerin çok önemli...

Kullanıcı profilini gör

35 Geri: Evren tasarımları.... Bir C.tesi 10 Kas. 2007, 17:30

SUNBAE

avatar
Admin
kenvolo demiş ki:kayıp ırk deforme insanlardan oluşuyor(bozul görüntüleri ve bünyeleri)....
köle ırk ise biomutantların tasarımı yarı hayvan mutantlar...Tabi senin dediğin gibi olmasını istersen o başka..değiştirebilirizde...ama ben öyle düşünmüştüm...

Senin tasarımına göre yazıları düzenledim.

Kullanıcı profilini gör http://yenidunyalarda.zforum.biz

36 Öneri ve mazeretler.... Bir C.tesi 24 Kas. 2007, 19:04

kenvolo


Moderator
Moderator
Selam
Kahramanımız ve mutant kız etrafındaki gelişen olaylar örgüsü tasarımını çok mantıklı buldum…ah hades çok fazla konu olabilir ama bir türlü başlayamıyorum…çok fazla şey olunca girdiler fazla olunca heyecanlanıyorum ve bir çeşit kısa devre oluyor aklımda..okulda iken bu yüzden zayıf bile aldığım olmuştu….bu aralar askerlik ile ilgili işler ve ziyaretlerle geçti vaktim…pek oturup bir şeyler yazamadım…daha doğrusu hevesim kaçtı…ama bu geçici çünkü bizler bilim ve hayal gücüne aşığız… öyle değil mi?... sonunda sakinleşecek yaşantım…hele askerlik en iyi yatıştırıcı olacaktır benim için…düşünmek içinde çok fırsatım olacaktır diye düşünüyorum…en iyi olaylar örgüsünü yakalayabilmek için sanırım birden fazla tasarım yapmam gerekecek…çünkü ilk seferde en iyi vuruşu yapmak fazlasıyla maharet ister…bir deneme girişimim kendi tarzıma duyduğum mide bulantısı ile boşa çıktı…çok kötü idi…odaklanamadım…sanırım bir tarz geliştirmem veya iyi bir taklide ihtiyacım var…sanırım lary niven bana en yakın duruyor…anlatımı hem heyecanlı hem etkileyici…zamansız dünya altıkırkbeşten çıktı…tavsiye ederim…anlatım tarzı olarak iyi olabilir…birde yeni bir tasarım yaptım ve bunu romanımıza başarabilirsek iliştirmeliyiz diye düşünüyorum…zaten var olan insan sinir sistemine entegre edilen nanoteknolojik multimedya sistemlerine(bunu örneklerde anlatmıştım sanırım senin üzerinde olarak Very Happy )ilaveten birde para ile satılan hap olarak kullanılan ve geçici bir süre etkisi olan en çokta konserlerde kullanılan sinir sistemine etki edip uyaran bir yasal etkileşim paylaştırıcısı var…tabi bu teknik adı…jargonunu geliştirmek biraz zaman alacak sanırsam…dahası vakit…çünkü havaya girmeden yaparsam çok kötü oluyor…Sanatçılar müziğin yanında bu sistemi kullanarak insanlara yeni hisler ve etkiler yaşattırabilecekler ve duygularını daha iyi paylaşabilecekler…böylece seçkin müzisyenler ile olmayanlar(yani seks düşkünleri de ayırtlanabilecek)…zaten var olan insan sinir sistemi üzerinden ses ve görüntü kullanımı teknolojisi bir adım daha öteye geçebilecektir diye düşünüyorum….ses görüntü ve koku tetikleyicileri zaten vardır bizim hikayemizin geçtiği zamanda..tamda yeni etkileşim paylaştırıcıları bir konserde(bu tekniğin ilk kullanıldığı unutulmaz ,adı tarihe geçen muhteşem konser olarak tarihe geçen) kahramanımız ile mutant kız arasındaki etkileşimi(hehee) tetikleyebilir diye düşünüyorum…görev icabı orada buluşabilirler…bu daha etkileyici de olacaktır diye düşünüyorum….tamda radikal teknolojik toplumlara uygun bir gelişme olacaktırda…uçlara doğru bir yayılış ve, iyi ve kötü getirileri…..bunların sorgulanmasıda olmalı haklı olarak..bu görevde kahramanımıza düşmeli…zaten gelişmelerin yorumuda onun düşünceleri bakışından verilirse, okuyucu daha iyi bilgilendirilebilir....zamansız dünyadaki kahramanın ilk uyanışı ve takip eden eğitim zamanları gibi…neyse seni sıkmak istemiyorum daha fazla…ne zaman uygun olup yazı yazabilirsem yüklemeleri o zaman yapacağım…iyi geceler….bana şans dile…

Kullanıcı profilini gör

Sponsored content


Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [2 sayfadaki 2 sayfası]

Sayfaya git : Önceki  1, 2

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz